İŞİTSEL ALGI VE DİNLEME HİYERARŞİSİ NEDİR?

İŞİTSEL ALGI VE DİNLEME HİYERARŞİSİ NEDİR?

Psikofiziğin alt alanlarından biri olan psikoakustik veya işitsel algı, ses bilimine ait fiziksel parametrelerin psikolojik ilişkilerini inceler. Algı bireyin daha önceki zihinsel deneyimlerine bağlıdır. Bu deneyimler, uyaranların fiziksel özelliklerine dayanarak duyu sistemleri ve beyin tarafından aktif bir şekilde oluşturulur. Yani algı için, birbiri ardına gelen ve birbirleri üzerine kurulan süreçlerden oluşur demek mümkün.

Algılama süreçleri için:

  • Uyarıcılar (stimulus),  
  • Adaptasyon (uyarlama),    
  • Beyinde birincil alanlar,   
  • Beyinde çağrışım (assosiyasyon) alanlarının bütünsel olarak işlev görmesi beklenir.

İŞİTSEL ALGI

İşitsel algı, hemen hemen yaptığımız her işte yer aldığından, doğal olarak gündelik yaşantımızda çok önemli bir rol oynar. Çevremizle doğru biçimde etkileşim halinde olmamıza, akıcı olarak iletişim kurmamıza, etrafımızdaki potansiyel tehlikelere karşı uyarılmamıza, müzikten zevk almamıza ve daha birçok şeye olanak sağlar. İşitsel algı dahil tüm bilişsel beceriler çalıştırılabilir ve geliştirilebilir.

  Sesi fark etme ve tanıma; fizik, fizyoloji, uyarılma, algı ve bilişin etkileşimi ile gerçekleşmektedir.

Bu sürecin daha iyi anlaşılabilmesi için duyma / dinleme, işitsel işlemleme / işitsel algı kavramlarının farkını bilmekte fayda olacaktır. 

Duyma, çevreden gelen bir sesin işitme duyusu tarafından alınması iken dinlenme, isteyerek dikkat vererek işitme duyusuyla değerlendirmedir. İşitsel işlemleme, ses ile ilgili bilgi işitme siniri tarafından beyine ulaştıktan sonraki süreç iken işitsel algı; sesin fiziksel özelliklerine (frekans, şiddet, temporal) yapılan analiz sonucu tını, gürlük ve perde algısı oluşturarak uyarını anlamlandırmasıdır.

DİNLEME HİYERARŞİSİ

DETECTION (FARK ETME)

DISCRIMINATION (AYIRT ETME)

IDENTIFICATION (TANIMA)

COMPREHENSION (ANLAMLANDIRMA) şeklindedir

işitsel algı
1-FARK ETME:

Dinleme becerisinin en temel ve basit basamağıdır. Sesin varlığını ya da yokluğunu fark etmeyi ve sese odaklanmayı gerektirir. 

Eşik seviyede fark etme, bir davranış (cevap) ortaya çıkması için gerekli uyaran miktarıdır. Bu uyarandan uyarana, kişiden kişiye, türden türe, duyu sisteminden duyu sistemine farklılık gösterir.

Uyaranın süresini artırmak fark etme eşiğini azaltabilir (zamansal entegrasyon), başka bir uyaran sunulması uyarana gösterilen eşik seviyesinin artmasına neden olabilir (maskeleme), sunulan uyarana karşı duyarlılık zamanla azalabilir (adaptasyon veya yorulma), birçok reseptörün birlikte uyarılması fark etme eşiğini düşürebilir (uzaysal entegrasyon).

2-AYIRT ETME:

Fark etme basamağına göre daha üst düzey beceriler gerektirmektedir. İki sesin aynı mı yoksa farklı mı olduğunun ayırt edilmesi söz konusudur.

3-TANIMA:

Konuşma seslerini çevre seslerden ayırt etme, söylenen basit sözcükleri ya da tümceleri tekrarlamaya çalışma ve söylenen nesnelerden bazılarını işaret ederek ya da bakarak tekrar etme çabası söz konusudur.

Bu basamakta ses bilgisel kurallar çözümlenmeye başlanır. Konuşmanın parçalar üstü özellikleri olan; süre, konuşma hızı, şiddet, perde ve vurgu farklılıkları algılanır ve ayırt edilir.

4-ANLAMA VE ANLAMLANDIRMA:

Dinleme becerisinin en zor ve en üst basamağıdır. İşitsel mekanizmanın en son hedefini kapsar. Anlama; bireyin geçmiş yaşantılarını ve dil bilgisel deneyimleri ile akustik iletileri algılaması, anlaması ve sonucunda iletiyi ya da çevre sesini anlamlı hale getirmesidir. 

Tüm bu işitsel algı süreçleri için:

Ses dalgalarının elektriksel uyaranlara sağlıklı bir şekilde dönüştürülebilmesi,

Arka plan gürültüsünün filtrelenebilmesi,

Karmaşık ses paternlerinin tanınabilecek formlarda yeniden yapılandırılması gerekir.

İşitsel algıda yaşanacak bir bozulma farklı seviyelerde çeşitli problemlerden kaynaklı olabilir.

KAYNAKÇA:

Katz,J.,Handbook of Clinical Audiology,5th Ed.

Girgin M. Cem,”İşitme Engelli Çocukların Konuşma Edinimi Eğitiminde Dinleme Becerilerinin Önemi ” ,Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 7/1 (2006),s.15-28

Bu yazım 03.04.2020 tarihinde www.metokondri.com sitesinde de yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir