SOSYOKÜLTÜREL ETKİLERİN YAŞAM SÜRESİ VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİ

SOSYOKÜLTÜREL ETKİLERİN YAŞAM KALİTESİ VE YAŞAM SÜRESİNE ETKİSİ

  Antik Çağdan Aydınlanma Çağına gelene kadar yaşam beklentisi 30-35 yaş civarında iken diğer taraftan Aydınlanma Çağından bu yana modern toplumlarda yaşam beklentisi hep artarak günümüzde 80’li yaşlara ulaşmıştır. Çağlar arası yaşam koşulları ve sosyokültürel standartlarda iyileşmenin olmasında büyük devrimler gerçekleşmiş, bununla birlikte yaşam kalitesine bağlı olarak yaşam beklentisi de beraberinde gelmiştir. İnsanoğlunun var oluşundan itibaren insanların gerek daha iyi yaşam koşulları gerekse de meydana gelen hastalıkların önlenebilmesi için daha iyi tedavi çözümleri araması gibi ‘İnsan yaşamda neleri arar?’ sorusuna cevap arayan bir filozofun, bilim adamının ve temelde her insanın kendine sormuş olduğu bu sorunun tek bir cevaba bağlı olmadığını ortaya koyar.

 İnsan,18.yüzyıl sonlarına doğru ortaya çıkan Aydınlanma Çağı’na kadar tıp alanında çok büyük adımlar atamamıştır. Antik Çağ’dan Aydınlanma Çağı’na gelene kadar dünyaya gelen bir bebeğin ömrü genelde 30-40 yıl civarında olmuştur. Aydınlanma Çağı ile beraber zamanla yaşam koşulları ve yaşam standartları büyük bir hızla gelişerek modern tedavi yöntemlerinde bu gelişme ile beraber çok ilerilere taşıyıp adeta bir devrim gerçekleşmiştir. Bilgi, bilim, teknoloji ve sağlık gibi alanlarda gerçekleşen bu devrimler insanoğlunun yaşam beklentisini çok ötelere taşımıştır. Hatta dünyada gerçekleşen büyük savaşlara rağmen, toplumlarda yaşam beklentisi hep artarak 30-40 lı yaşlardan 80’li yaşlara gelinmiştir. Ancak her toplum için bu söz konusu olmamıştır. Modern toplumlarda yaşam beklentisi hep artmış fakat dünyanın en geri bölgelerinde örneğin Güney Afrika gibi yerlerde yaşam beklentisi hala 50-60 civarında kalmıştır.Bu konu hakkında gerek bilim adamları olsun gerekse insanoğlu olsun hep araştırmalar yapmış bunun sebeplerinin neye bağlı olduğunu görmek istemişlerdir. Bu da ülkeler arası sağlık düzeylerinin ve yaşam kalitelerinin karşılaştırılmasında sıklıkla kullanılan bir ölçü haline gelmiştir. (Salomon Ja,Wang H,2013)

Yaşam beklentisi, nüfusun genel sağlık durumunu ölçmek için kullanılan, sağlık ve toplum refahının en önemli göstergelerinden biridir.(Teker D.,Teker S.,Sönmez M. 2012;4(3):18-126) Yaşam beklentisi o ülkenin ekonomik ve sağlık gelişmişliğinin göstergesini oluşturmaktadır. Dünyanın en gelişmiş ilk 24 ülkesinde doğan her bir bebeğin 70 yıldan daha uzun yaşaması beklenirken, en sağlıksız ve gelişmemiş ülkelerde bu rakam 50’nin altında kalmaktadır. Ülkeler arası bu yaşam süresinin farklılığı birçok nedene dayandırılabilir. Bilgi, iletişim ve teknoloji gelişmişliğinden, gece yürürken kendini güvende hissetmeye kadar her şey bu nedenler içerisinde yer alabilir. Hatta nefes aldığımız süreyi, yaşadığımız dünya, ülke, ülkenin refah durumuna varana kadar birçok etken etkileyebilir. Şöyle ki, OECD (Organisation for Economic Cooperation and Development-Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü) ve ona üye olan 34 ülkenin içinde yer aldığı daha iyi yaşam için belirlenen birtakım etmenler ve bu etmenlerin o ülkede gösterdiği verilere bağlı olarak yapılan “Daha iyi yaşam endeksi 2016” endeksine göre Türkiye’de yaşam beklentisi 78,6 yıl olup OECD ortalamasından yaklaşık 2 yıl daha düşüktür. Bunun beraberinde sadece yaşam beklentisi değil birçok değer OECD ortalamasından oldukça düşüktür. Sosyokültürel etmenler, bu yaşam süresinin düşmesinde önemli rol oynamaktadır. Bu etmenleri üç gruba ayıracak olursak;

1.Coğrafi etmenler : Hava sıcaklığı, hava kirliliği, iklim.

 2.Ülkenin halkına sağladığı etmenler : Su kalitesi, yaşam memnuniyeti, gelir düzeyi, bilgi iletişim ve teknoloji gelişmişliği, çalışma saatleri, sağlığa ayrılan ekonomi.

 3.Kişisel tercihler : Kişisel kazanç, boş vakit ve kişisel bakıma ayrılan zaman, toplumsal bağların kalitesi, et balık yeme oranı, alkol tüketimi, yıllık içilen sigara miktarı, mutluluk oranı. Ancak ,boş vakit ve kişisel bakıma ayrılan zaman – toplumsal bağların kalitesi etmenleri ile ilgili yeterli veriye ulaşılamadığı için bu etmenler değerlendirme dışı bırakılmıştır

Şimdi bu üç grupta yer alan etmenlerden bazılarının ortalama yaşam süresine ve ülke bazında yaşam kalitesine etkilerini inceleyelim.

Yaşam kalitesi ve yaşam süresine etkisini incelemek istediğimiz standartlardan birisi de coğrafi etmenlerdir. Ortalama uzun yaşamın hakim olduğu ülkelere baktığımızda, ortalama hava sıcaklıklarının -2 ve 27.1 derece arasında değişimini görmekteyiz. Hatta Güney Afrika’nın sıcaklığı OECD verisinin üstündedir. Sıcaklığın yaşam süresi ve kalitesine etkisi olmakla beraber, belirlemiş olduğumuz diğer sosyo-kültürel etmenler kadar yaşam kalitesi ve yaşam süresinde belirleyici rol oynamamaktadır. Güney Afrika yaşam beklentisi dünya sıralamasında sonlarda yer almasına rağmen hava sıcaklığı diğer ülkelerden yüksektir. Hava sıcaklığının yaşam beklentisine etkisi, beklediğimizden daha az çıkmıştır.

TABLO 2 : ÜLKELERİN HAVA SICAKLIKLARI

Tablo:4 de görüldüğü gibi, gelir düzeyi, uzun yaşamın hakim olduğu ülkelerde, Türkiye ve Güney Afrika’ya göre gayet iyi seviyededir. Gelir düzeyinin , ortalama yaşam süresi  ve yaşam kalitesini etkileyen en önemli faktör olduğu görülmektedir.

Peki kişisel tercihlerimiz yaşam standartlarımızı ve ortalama yaşam süremizi etkiler mi? Birkaç tablo ve birkaç veriyle bu sorumuza da yanıt arayalım.

TABLO 6: ÜLKELERDEKİ KİŞİSEL KAZANÇ

 Tablodan da anlaşıldığı üzere ortalama yaşam süresinin yüksek olduğu ülkelerde  kişisel kazanç da yüksektir. Türkiye ve Güney Afrika’nın yıllık kişisel kazancına baktığımızda OECD ortalamasının çok çok altında kalmaktadır. Diyebiliriz ki, kişisel kazanç, ortalama yaşam süresinde beklediğimizden daha fazla rol oynamaktadır. Hatta yapılan bir araştırmada, yaşam beklentisi ile gelir dağılımı arasındaki ilişki incelenmiş, ülkelerin gelir dağılımları ile ortalama yaşam beklentisi arasında güçlü bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Buradan da anlaşılıyor ki gerek coğrafi gerek kişisel tercihler gerekse ülkenin halkına sağlamış olduğu sosyokültürel etmenler insanın ortalama yaşan süresi ve yaşam kalitesinde oldukça etkili rol oynamaktadır. Bazı etmenler bu rolün büyük bir kısmını üstlenirken bazı etmenlerin ise bu rolü küçük olmaktadır. Ama önemli olan Annaeus Seneca’nın da dediği gibi Uzun yaşamak için değil doğru yaşamak için çalışıp çabalamalıyız. 

KAYNAKÇALAR
Azmat Gani. (2015) Air Quality and Under five Mortality Rates in the Low-income Countries. Journal of Development Studies 51:7, pages 851-864
Bayın G,Doğuşta ve İleri Yaşta Beklenen Yaşam Sürelerine Etki eden faktörlerin belirlenmesi,Türkiye Aile Hekimliği Dergisi 2016;20(3):93-103
Dünya Sağlık Örgütü Veri Tabanı. http://apps.who.int/gho/data Lancet Veri Tabanı http://www.thelancet.com
Mushkin, Selma J. (1962); “Health as An Investment”, The Journal of Political Economy, Vol.70, No.5, Part 2.
National Center of for Health Statistics. Health,Unıted States 2013:with special feature on prescrıptıon drugs Hyattsviller MD,2014
OECD Veri Tabanı. http://stats.oecd.org/data

Özyiğit G,Modern Toplumlarda Yaşam Beklentisi Uzuyor, Bilim ve Teknik Dergisi 2017; 596 :58-59
Salomon JA, Wang H, Freeman MK, Vos T, Flaxman AD,Lopez AD,et al.Healthy Life Expectancy for 187 Countries, 1990-2010: A Systematic Analysis for The Global Burden Disease Study 2010.The Lancet 2013; 380(9859)2144-2162

Teker D,Teker S,Sönmez M. Ekonomik değişkenlerin kadın ve erkeğin yaşam süresine etkisi İşletme Araştırmaları Dergisi 2012;4(3) 118-126
Veenhoven, R. (2005). Apparent Quality of Life in Nations How long and Happy People Live, Social Indicators Research, 71, 61-68
Wilkinson distribution and life expectancy. BMJ 1992; 304: 165-168

Yılmaz Argüden, Sağlıklı Yaşam için Politakalar, Dünya Gazetesi, 28 Şubat 2007

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir