Zamanın Yanlış Kadını: Mata Hari

Zamanın Yanlış Kadını: Mata Hari

Maddi durumu iyi olan ailesi iflas edip ardından dağılınca Mata Hari’yi Hollanda’nın başka bir yerinde anaokulu öğretmenliğini öğrenmesi için gönderiyor ve buradan sonra yoluna yalnız devam eden Margaretha gazete ilanı üzerinden tanıştığı ve devamında buluşmaya devam ettiği subayla olan ilişkileri kısa süre sonunda evlenme ile sonuçlanırken, evliliği hakkında daha sonraki bir röportajda “Güneşte bir kelebek gibi yaşamak istedim” dedi. Ancak hayatta heyecan arayan Mata için durumlar böyle olmadı. 

Bu ismi duymuş olma ihtimaliniz zamanın diğer yanlış kadınlarını duymuş olma ihtimalinden daha düşük. Örnek gerekirse Leydi Diana da zamanın medyası, kraliyet ailesi ve dönemin anlayışına göre yargılanmıştı. Mata Hari’nin hikayesi ise az bilinen ama insanı belli noktalarda düşündüren parçalara sahip. 

“İşlediğim suçlardan sıyrılmayı becerdim ki bu suçların en büyüğü erkek egemenliğindeki bir dünyada özgür ve bağımsız bir kadın olmaktı.” 

Paulo Coelho’nun Casus adlı kitabında böyle bahsediyor Mata Hari kendinden. 

Aslı Hollandalı ve gerçek adı  Margaretha Geertruida Zelle olan Mata Hari’nin mesleği doğuya özgü egzotik danslardı. Bir Hollandalı 1800’lü yılların ikinci yarısında nasıl doğu danslarını öğrenip kendine meslek edebilir? Bunun için de ayrı bir yolculuğu var Mata Hari’nin. 

Evlilik Hayatı

Subay eşinin görevi gereği dönemin Hollanda sömürgesi Endonezya Java’da bulunmaları gerekiyordu. Bu durum başlarda Margaretha için güzel başlasa da hem yerel dili bilmemesi hem güzelliği ile etrafındaki insanları büyülemesi eşini rahatsız ettiği için oradaki zamanını ev içinde hapis bir şekilde geçirmek zorunda kalmıştı. Hayatının o dönemi kesinlikle hayal ettiği gibi olmadığı ve gerek iletişim engeli gerek sosyal yaşamının kısıtlığı evlilik hayatının sarsılmasına sebep oldu. 

Eşi MacLeod başlarda Margaretha’ya gösterdiği özelliklerin aksine oldukça huysuz, şüpheci, borca batmış ve sadakati olmayan birisiydi. Endonezya’da karısının kendisini aldatma ihtimalini düşünerek Margaretha’yı kısıtlamış olmasına karşın kendisinin yerli birçok sevgilisi bulunuyordu. Aynı zamanda eşine çeşitli şekillerde psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddette bulunduğu da belli yerlerde geçmekte. 

Endonezya’da yaşadıkları süre boyunca bir oğulları ve kızları olmak üzere iki çocukları olan çiftin arası geçen zamana rağmen hala kötüleşmeye devam etti. O dönemde yaygın olan frengi hastalığı sebebiyle oğulları ilaç kaynaklı ölmüştü. Bazı kaynaklarda ise bir kadın tarafınan zehirlenerek öldüğü geçmekte. 

Oğullarının ölümü ardından tekrar Hollanda’ya dönen çift için artık yollarını ayırma vakti gelmişti.  Boşanmada kızının velayetini kaybeden Margaretha ise yoluna yine yalnız devam etti. Kızı ise babasıyla büyümek zorundaydı. 

Yükseliş: Paris 

Hayallerinin şehri Paris’e geldiğinde artık başka bir kadındı. Java’da geçirdiği zamanlarda yerlilerde gördüğü ve deneyimlediği dansı kısa zaman içinde Paris’in seçkinlerine sunmaya başladı. Bunu yaparken ise kullandığı isim Margaretha değil, Mata Hari’ydi. ‘Casus’ kitabında bahsedildiğine göre bu mahlas Margaretha’nın Java adasında tanıma fırsatı bulduğu ve kendisini etkileyen bir kadının ismidir ve anlamı Malay dilinde şafağın gözü, Hint dilinde şafağın gözbebeği  demektir. 

Mata Hari’nin egzotik dansı kadar giydikleri de zamanına göre sıra dışı ve kimine göre aşırı kıyafetlerdi. Çeşitli takılar, süslü taçlar ve dansı için getirilen özel kostümlerle ne çıplaklık sunuyordu ne de gösterişten geri kalıyordu.  

Margaretha

İlk dansını Guimet Müzesi’nde düzenlenen bir davette yapan Mata, topluluktan aldığı pozitif tepki ile davetlere ve etkinliklere çağrılmaya başlandı. 

Kendisi dillendirmese de insanlar onun Java’da doğduğunu ve bu dansları annesinden öğrendiğini söylüyordu. Margaretha bunu ne yalanladı ne de doğruladı. İnsanlar kendi düşüncelerindeki Mata’dan o kadar etkilendiler ki belli bir zaman sonra Mata her yerdeydi. Çeşitli aksesuarların ve eşyaların üstüne basılan resmine ve insanların ona sunduğu hayranlığa karşın aldığı eleştiriler ve hakaretler de bir o kadar fazlaydı.  

Şöhreti arttıkça Asya’nın kültürel danslarını yapan veya yaptığını iddia eden ve ‘Yeni Mata’ veya ‘Genç Mata’ olarak tanıtılan dansçılar da ortaya çıkmış, medya yeni bir kaos çıkarma fırsatı bulmuştu. 

Görkem: Zaman 

Güzelliği, dansı ve cazibesiyle popülerliği arttıkça dönemin finansçıları, siyasetçileri, yüksek kademe memurları ve  işinsanlarının dikkatini çeken Mata yaşadığı ilişkilerle hem zirvenin bilgilerini hem de gücünü kullanarak istediklerine kısa sürede sahip oluyordu.  

Kendisi için villa, mücevher, at ve antika alan kişilerle ilgisi ileride başını ağrıtacak olsa da o zamanlar hayatının en güzel ve görkemli kısımlarıydı. 

Savaş: Kurban ve Casus 

Yaşadığı dönemde çıkan 1. Dünya savaşı zamanı yeni bir iş için Almanya’da bulunan Mata Hari Hollanda’nın o dönemki tarafsızlığı sayesinde rahatça ülkesine dönmeyi başarmıştı ancak Hollanda’da geçirdiği süre onu tekrar Paris’e gitmesi için sıkıştırmaya başlamıştı. Almanya’da geçirdiği zaman sebebiyle üzerine kuşku çeken Margaretha hem Almanya konsolosluğuna hem Fransa konsolosluğuyla iletişim kurmuştu. Dönemin şartları gereği, Fransa ve Almanya’nın düşman ülkeler olduğunu belirtmek gerekir, karşı taraf ülkelerinde rahat geçişler yapması imkansızdı ve bunun için özel idari izinler gerekiyordu. Bu noktada ise Mata için sonun başlangıcı başlamıştı. 

Hem Almanya hem Fransa için casusluk ağı bulunan bu kadın gerçekten casusluk yaptı mı? Hollanda gibi savaşın sorunlarından uzak kalabileceği bir yere sahipken neden bu içi dolambaçlı yola girmişti? 

Kendisi Hollanda vatandaşlığına sahip olsa da ruhu Fransızdı ve Fransa’da hayatını kazanıyordu. Almanya’nın casusluk teklifini kabul edip aldığı paraya artı olarak Fransa temsilciliğine gidip onlara bu durumdan bahsedip kendileri için casusluk yapmayı tercih edeceğinden bahsetmişti. 

Bundan sonraki zamanda ise ne tam olarak Almanya ne de Fransa için gerçek bir casusluk olayı olmasa da yazışmalarında verdiği iki taraf içinde önemli bilgiler yetersiz olmasına rağmen Fransa’nın suçlamalarını sürdürmesini sağlamıştı.  

Son: Göz 

Gerek ilişkilerde bulunduğu ve bağlantıda olduğu insanlardan aldığı varsayılan bilgiler, gerek Almanya’nın casusluk için verdiği söylenen H21 kodu, gerek savaş sırasında başlayan Rus bir askerle ilişkisi düşünüldüğünde zamanın gerginliği ve sertliği karşısında Mata’nın şansı yoktu. Yanlış zamanın kadınıydı.  

Çeşitli itirazlara rağmen idam kararı verildi ve hapishanede geçirdiği 3 ay sonunda idam edildi. İdamının en dikkat çeken yanı normalde olan göz bağlama ritüelini istememiş ve kurşuna dizilme anında gözlerini askerlerden ayırmamış olmasıdır. 

Bitiş

Ölümü sonrasında nereye gömüldüğü bilinmemekle birlikte o dönem idam edilenlerin başlarının tutulduğu binadan belli bir dönem sonrasına Mata’nın kafasının çalındığı anlaşılıyor. Bu daha önce olduğu tahmin edilse de 2000 senesinde raporlanıyor. İdamından sonra dava için bir gazeteciye Savcı Mornet şöyle konuşmuştur: 

“Aramızda kalsın ama elimizdeki deliller o kadar yetersizdi ki bir kediyi bile mahkum etmemize yetmezdi.”  

Bu yazıya bir alıntı ile son vermek istiyorum: 

“Gelecekte hatırlanacak mıyım, bilmiyorum ama şayet hatırlanırsam mağdur bir kadın olarak değil, cesur adımlar atmış ve ödemesi gereken bedeli korkmadan ödemiş biri olarak görülmek istiyorum.” Julio Cortázar

Kaynakça 

https://www.nationalgeographic.com/history/magazine/2017/11-12/mata-hari-history-killing/

https://en.wikipedia.org/wiki/Mata_Hari

https://link.springer.com/chapter/10.1057/9780230282018_6

‘Casus’, Paulo Coelho, 2016, Can Yayınları 

Gökçe Nur Pulat

Ankara Anadolu Lise'sinde bir zamanlar okumuş, şu an TOBB ETÜ'de Bilgisayar Mühendisliği okuyan ben Gökçe Nur Pulat. Şu an Ankara'da yaşamaktayım. Herkesin sevdiğini sevebilecek, nefret için üşengeç ve nereden geldiğini bilemediğim bilgilere sahip olan biriyim ve bu bilgilerin arasından bazılarını seçip daha detaylı bir çerçevede sunmak istiyorum. Bu sayfada fazlasıyla hayattan, gerekçe mühendislik ve bilim hakkında yazılarımı paylaşacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir