NAZIM’IN VERA’SI

NAZIM'IN VERA'SI

Ölümsüz şiirleriyle, yaşamıyla, yaşadığı büyük aşklarla edebiyat dünyasının unutulmaz isimlerinden biridir Nazım Hikmet. 1951 yılında hiç beklemediği anda, her şeyi geride bırakarak çıktığı bu yolda ona ikinci baharı yaşatan, son aşkıyla tanıştı. Vera’yla … Bu ilk aşkı değildi ama son büyük aşkıydı o…
Nazım 1951 yılında eşi Münevver ve oğlu Mehmet’i İstanbul’da bırakarak Moskova’ya geldi. 1955 yılı sonlarına doğru, Soyuz Multifilm Enstitüsü’nden Arnavut giysileri konusunda bilgi almak üzere Nâzım Hikmet’i görmeye gelen Valentina Brumberg’in yanında gördü Vera’yı ve ilk görüşte aşık oldu. O zamanlar Vera 23 yaşında, Nazım ise 55 yaşındaydı. Nazım “Saçları saman sarısı, kirpikleri mavi…” dediği genç kadına aşık olmuştu. Şair yeni yaşamında “ilk defa” âşık oluyordu. Ama bu kez gönül verdiği genç kadının evli olduğunu ve bir kız çocuk annesi olduğunu bilmiyordu. 

“Canım bir tanem, seni sevmeden önce dünyayı sevmesini bile bilmiyormuşum. Bu şehir güzelse senin yüzünden, bu elma tatlıysa senin yüzünden, bu insan akıllıysa senin yüzünden, bu kadar iyi yürekliyse senin yüzünden…”  -Nazım Hikmet

Vera, Nazım Hikmet’in ilgisine karşılık ona yeni evlendiğini söylediğinde bile Nazım Vera’dan vazgeçmedi. Vera’yı hemen her gün arıyor, ziyaretine gidiyordu. Bu ilişkiyi Moskova’da bilmeyen kalmamıştı. Günün birinde Nazım Hikmet, Vera’ya âşık olduğunu söylediğinde hıçkıra hıçkıra ağladı. Vera bu durum karşısında ne yapacağını bilemedi. Çok şaşırmıştı…
Tam bir yıl sonra Vera, Nazım’a evli olduğunu söyledi. Nazım için kötü günler başlamıştı. Vera evli olması sebebiyle Nazım’dan uzaklaşmak istedi ama Nazım hiç vazgeçmedi. Aşkının peşinden koştu.

“Kimseler yapamaz senin resmini
Sen kendi resmini kendin de yapamazsın
Bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde
Senin resmini ben yapacağım.”
-NAZIM HİKMET 

NAZIM'IN VERA'SI
NAZIM'IN VERA'SI

1958 ve 1959 yılları arasında birlikte ‘İki İnatçı’ isimli oyunu yazmaya başladılar. Bu oyun sahnelenmeye başladığında bir daha asla ayrılmayacaklarını anlamışlardı. O güne kadar Nazım’la olan ilişkisini kesmek isteyen Vera da Nazım’a aşık olmuştu.

“Yüreğim sana doğru yalpa vuruyordu, hâlâ anlamıyorum, neden yalpa vuruyordu ve omuzlarımı sıkıca kavrayan ellerin neresi olduğunu bilmediğim bir yere çekip götürdü beni.” -VERA

“Döndüğümde Rusça’yı gramer kurallarıyla yazacak kadar iyi öğreneceğim mutlaka. Seni böylesine sevmek ve bunu layıkınca yazıya aktaramamak insanı çıldırtıyor. Sen bebeğim benim, anlıyor musun yazdıklarımı? Eğer hastalanmazsam ayın 15’inde yani pazartesi buradan ayrılıyorum. Pazartesi! İşte böyle. Yaz bana, unutma. Ara sıra yani her dakika beni düşün. Öpüyorum seni, sevincim benim.”
18 Haziran 1959, Varşova

NAZIM'IN VERA'SI

Ve 1960 yılında evlendiler .Konferanslara katılıyorlar, birlikte dünyayı geziyorlardı. Nazım, Vera’ya o güzel şiirlerini yazıyor Vera da ona daha çok aşık oluyordu. Nazım Hikmet yıllar sonra ilk defa bu kadar mutluydu. Vera, Nazım’a ikinci bir hayat vermişti adeta.

“Günler ve geceler sabırsızlığa koşuyor, seni bekliyorum, geçen zamanla soluyorum…” -VERA

3 Haziran 1963 günü Nazım’ın bir süredir hissettiği ölüm,onu buldu. Biricik aşkı Vera’dan ayırdı onu.
“Cenaze için hazırlanmış hareketsiz yüzünü anımsıyorum. Ölüm bozamamıştı onu…”- VERA

Vera ile Nazım Hikmet 8 yıl bir arada oldular.2011 yılında Vera, Nazım’ına kavuştu. Onların aşkından bize ise bu güzel dizeler kaldı.

“Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana
Geldim
Kaldım
Güldüm
Öldüm” – NAZIM HİKMET

 

KAYNAKÇA

https://www.wannart.com/nazim-hikmet-ve-son-aski-vera/

[http://dusunmekvepaylasmak.blogspot.com/…-vera.html

http://dusunmekvepaylasmak.blogspot.com/…-vera.html]

 NAZIMLA SON SÖYLEŞİMİZ, VERA TULYAKOVA HİKMET,1997

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir