BEYİN YİYEN AMİP: NAEGLERIA FOWLERI

BEYİN YİYEN AMİP

Son zamanlarda hastalıkların artış göstermesiyle pek çok yeni durumla karşılaşmış bulunmaktayız. Bunlardan biri de Amerika Birleşik Devletleri’nde tekrardan ortaya çıktığı söylenen ölümcül sonuçları olan bir amip türü : Naegleria Fowleri. Peki bu  türün, canlılar üzerinde ne gibi etkileri vardır?

AMİP NEDİR?

Amipler tek hücreli, ökaryotik organizmalardır. Anaerob özellik göstermekle birlikte parazit olarak yaşayanlar ve serbest yaşayanlar şeklinde sınıflandırılabilirler. Bu türe ait organizmaların bir kısmı insanları enfekte edebilir. Genellikle serbest yaşayan amip türleri göz enfeksiyonlarına, çeşitli nörolojik ve cilt enfeksiyonlarına neden olmaktadırlar.

NAEGLERIA FOWLERI

Naegleria fowleri (beyin yiyen amip), primer amibik meningoensefalit’e (PAM) neden olan bir amip türüdür. 8-15 mikrometre boyutundadır. Termofiliktir (sıcağı seven) ve serbest yaşam biçimi gösterir.

Bulundukları yereler:

  • Sıcak su kaynakları
  • Göl ve nehirler (özellikle durgun nehirler)
  • Ilık tatlı sular
  • Toprak/çamur birikintileri
  • İç mekan tozu
  • Akvaryumlarda 
  • Arıtılmamış kuyu suyu veya arıtılmamış şehir suyu
  • Temizlenmemiş yüzme havuzları

Tuzlu suda, arıtılmış yüzme havuzu ve belediye suyunda yaşayamaz. Suyun sıcaklığına bağlı olarak sayılarında artış meydana gelir. 46 santigrat derece sıcaklık en iyi şekilde çoğalabildiği sıcaklıktır. Bulaştığı kişiler çoğunlukla tatlı sularda yüzme geçmişi olan kişilerdir. Enfekte kişi enfeksiyonu başka kişilere yaymaz. Genellikle kontamine suyun burun yoluyla vücuda girmesiyle bulaşır. Amip, koku alma loplarına ulaşarak beynin diğer bölgelerine yayılır.

Hastalık hızlı seyrettiği için tanı konulması zordur ve bakteriyel menenjitle karıştırılır. Genellikle tanı ölümden sonra yapılır. Belirtilerin başlamasından itibaren 2-7 gün içinde ölümle sonuçlanır. Hastanın beyin omurilik sıvısı kanlı ve irinli bir hal alır.
Belirtiler:

  • Şiddetli baş ağrısı
  • Yüksek ateş
  • İştahsızlık
  • Bulantı/kusma
  • Ense sertliği/boyun tutulması
  • Nöbet/koma
  • Halüsinasyon
  • Bulanık görme
  • Tat alma duyusu kaybı
  • Değişen zihinsel durum 

NAEGLERIA FOWLERI YAŞAM DÖNGÜSÜ

Üç morfolojik aşamada bulunurlar. 

Bunlar:

  • Kist
  • Trofozoit
  • Flagellate (kamçı)

Kist
Kist aşaması daha iyi koşullar oluşana kadar hayatta kalması için oluşan yapılardır. Çevresel faktörlere karşı dirençlidir. Beyin dokularında görülmezler. Düşük sıcaklıklarda haftalarca, aylarca hayatta kalır.
Trofozoit
Trofozoit aşaması enfekte etme yetisine sahiptir. Trofozoitler olumsuz çevre değişiklikleriyle uyarıldıklarında flagellate aşamasına geçebilirler. Uygun koşullar sağlandığında tekrardan trofozoit’ e dönerler. Beyin omurilik sıvısında ve dokularda bulunabilir.
Flagellate
Flagellate aşaması ise amipin bulunduğu ortamın pH ya da iyon konsantrasyonundaki değişime karşı yanıt olarak girmesidir. Beyin omurilik sıvısında zaman zaman bulunabilirler.

N.fowleri her ne kadar 46 santigrat dereceye kadar iyi bir şekilde çoğalabilse de daha yüksek sıcaklıklarda kısa süreli hayatta kalabilir. Trofozoit ve kistler 50-65 derecede dakikalarca veya saatlerce yaşamını sürdürür.

VAKALAR

Tüm dünya için tehdit oluşturan N.fowleri %95-99 oranında ölüme sebebiyet vermektedir.  Son zamanlarda artan vakaların  Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Avrupa, Asya ve Pakistan’da görüldüğü bildirilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1937-2013 yılları arasında 142 PAM vakası bildirilmiştir. Vakalar genellikle ABD’nin güney ve batı bölgelerinde görülmüştür ve büyük bir çoğunluğu erkeklerden oluşmaktadır. 1962’den itibaren 2009 ve 2018 yılları arasında ABD’de 145 kişi enfekte olmuştur ve bu hastalardan yalnızca 4’ü hayatta kalmıştır. Pakistan’da bildirilen vakalardan hiçbiri hayatta kalmamıştır.
2004 yılında Meksika’da 1 kişinin hayatta kaldığı bildirilmiştir.
6 Temmuz 2020’de Florida Eyaleti’nde bir vaka bildirilmiştir. Kayıtlara göre günümüze kadar Florida’da toplam 37 vaka bildirilmiştir. Bakanlığın açıklamasına göre vakalardaki artışın en yoğun olduğu aylar Temmuz, Ağustos ve Eylül’dür.
2009 yılında Ankara’da, 2017 yılında ise Eskişehir’de bildirilmiş birer vaka mevcuttur. 2018 yılında ise Gürcistan’dan gelen bir kişiye İstanbul’da tanı konulmuştur.
ABD vakalarının %60’ından fazlası 13 yaş ve altındaki çocuklarda ve vakaların %80’i erkeklerde görülmüştür.

TEDAVİ

Tedavi için erken tanı ve müdahale çok önemlidir. Her ne kadar tedavi yapılsa da az sayıda kişi tedaviden olumlu yanıt almaktadır. Birincil tedavi olarak amfoterisin B kullanılmaktadır. Genellikle damar yoluyla veya omurilik etrafındaki boşluğa enjekte edilerek gerçekleştirilir ve amiplerin ölmesi sağlanır.
Kullanılan diğer bir ilaç ise miltefosindir. 2013 yılında N.fowleri ile enfekte olan iki kişi miltefosin ile hayatta kalmıştır.
Kullanılan diğer ilaçlar ise:

  • Flukonazol
  • Mikonazol
  • Azitromisin
  • Rifampin

Kullanılan ilaçlar kesin bir tedavi sağlamamaktadır ama iyileşen vakalar göz önünde bulundurulduğunda umut vaadetmektedir bu yüzden tedavi çalışmaları devam etmektedir.

ALINABİLECEK ÖNLEMLER

Kişilerin göl, nehir gibi durgun ve tatlı su aktivitelerinden kaçınmaları gerekir. Eğer bu aktivitelerden kaçınılmıyorsa korunmak için suya dalmamaları, atlamamaları kısacası başlarını su altından uzak tutmaları önerilir ayrıca her ihtimale karşı burun içine su kaçmasını azaltacak burun klipsleri kullanılabilir. N.fowleri, klorlu ve tuzlu sularda hayatta kalamadığından su aktivitelerinin bu alanlarda geçirilmesi alınabilecek önlemler arasındadır.

Türkiye’de beyin yiyen amip ile karşılaşma oranınız ne kadar düşük de olsa ölümcül bir şekilde sonuçlandığını unutmayınız. Kısacası iyi bir şekilde temizlendiğinden emin olmadığınız havuzlar tercihiniz olmamalıdır. İmkanınız varsa denize veya düzenli olarak sterilize edilen havuzlara girmenizi öneririm. Sağlıcakla kalın…

Ecegül Ergün

Bilimografya Gençlik Platfromu'nun kurucularından biri olan Ecegül Ergün, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği lisans eğitimi ile birlikte Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Sağlık Yönetimi lisans eğitimine devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir