Silinik Yaşantılar: Alzheimer

Silinik Yaşantılar: Alzheimer

Alzheimer; hafıza ve düşünme becerilerini ve nihayetinde en basit günlük yaşamın temel faaliyetlerini yerine getirme becerisini yavaşça yok eden, geri dönüşü olmayan, kademeli olarak ilerleyen nörodejeneratif bir hastalıktır. Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında düzenlenen bir basın toplantısında;

   Her 3 saniyede 1 kişinin demans hastası olduğunu ve bunların 3’te ikisinin Alzheimer’a yakalandığını vurgulayıp  Türkiye’de 600.000 ailenin bu hastalıkla mücadele ettiğini açıklamış. Bunlara ek olarak 65 yaşından sonra her 6 kadından 1’i Alzheimer hastası olurken, erkeklerde bu oran 11’de 1 olarak gözlendiğini, 60 yaşından sonra bir kadının Alzheimer olma riskinin, kadınlarda çok korkulan meme kanseri olma riskinden 2 kat daha fazla olduğunu belirtmiştir.

Yapılan çalışmalar yaşın en önemli risk faktörü olduğunu ve hastalık sıklığının 65-85 yaşları arasında her beş senede bir iki katına çıktığını göstermektedir. Ayrıca aile öyküsünde özellikle birinci derecede akrabalarda görülmesinin önemli olduğu bu durumda riskin dört kat arttığı kaydedilmiştir. Cinsiyetin de diğer bir önemli faktör olduğunu vurgulayan çalışmalar kadınlarda daha sık görülmesinde;

  • Hormonal ve biyolojik faktörleri,
  • Strese duyarlılık,
  • Yaşam süresi,
  • Kalp hastalıklarının görülme sıklığı,
  • İş alanları,
  • Eğitim düzeyi,
  • Sık depresyon ve uyku bozukluklarının etkili olabileceğini öne sürüyor.

Alzheimer Patogenezi

alzheimer

Alzheimer hastalığının patolojisi çok faktörlü özelliğe sahiptir.

  • Serebral kortekste ekstrasellüler plak ve serebral vasküler lezyonlar oluşturan amiloit β peptit birikiminin artması ve tau proteininden oluşan intranöronal fibriler düğümlerin oluşumuna bağlı sinaptik işlev bozukluğu,
  • Özellikle kolinerjik nöronların yıkımının gitgide artması sonucu kortekste incelme, kolin asetiltransferazda ve kolinerjik aktivitenin öteki göstergelerinde belirgin azalma,
  • Astrositlerin periplak aktivasyonunun çeşitli sitokinlerin (CK) ve mikroglia salınımına neden olarak süperoksit radikallerinin (O2-) oluşumuna yol açması, 
  • Yaşlanmaya bağlı hasarlı mitokondri sonucu nöronun enerji verimliliğinde değişiklik,
  • Eksitotoksik aktivite ile açıklanan kalsiyum homeostazının bozulması,
  • Bağırsak mikrobiyom kompozisyonundaki değişiklikler,

Alzheimer hastalığındaki patogenezi oluşturan temel etmenlerdir.

Alzheimer Tedavi Yaklaşımları

Alzheimer hastalığında tedavinin temel amacı, nörolojik ve davranışsal sorunların uzun vadeli kontrolüdür yani ilerlemenin geciktirilmesi ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesidir. Alzheimer hastalığının tedavisi için çok sayıda yöntem test edilmiştir ancak şuan sadece iki farmakolojik tedavi mevcuttur.

Kolinerjik nöron kaybı bulgusu nedeniyle dikkatler çoğunlukla kolinomimetik ilaçlara yoğunlaşmıştır. Uzun etkili bir kolinesteraz inhibitörü olan takrin, Alzheimer hastalığında yararı olduğu gösterilen ilk ilaçtır. Hepatik toksisite nedeniyle takrin yerini daha yeni kolinesteraz inhibitörleri olan donepezil, rivastigmin ve galantamine bırakmıştır ve bu ilaçlar takrine göre çok daha az toksiktirler. Kolinesteraz inhibitörlerinin yararlı olduğuna ilişkin önemli bulgular olsa da bulantı ve kusma gibi önemli advers etkilere ve başka periferik kolinomimetik etkilere neden olurlar. Diğer farmakolojik seçenek olan Memantin, NMDA reseptörüne nonkompetitif blokaj yapar ve kolinesteraz inhibitörlerinden daha az toksiktir.

Son yapılan çalışmalarda kontrol altına alınmış kardiyovasküler risk faktörlerinin nörodejeneratif rahatsızlıklarda genel beyin sağlığına katkı sağladığı gösterilmiştir. Ayrıca Akdeniz diyetine uyma ve düzenli egzersizin bilişsel gerilemeyi ve Alzheimer gelişme riskini azalttığı kaydedilmiştir. Fiziksel egzersiz, hastalar yaşlandıkça güç kaybını önlemekle kalmaz, aynı zamanda nöropsikiyatrik semptomları ve bu sorunlarla ilişkili artan bakım gereksinimlerini de azaltır.

Alzheimer hastalığı farmakolojik tedavisinin yetersiz olması dolayısıyla yeni ilaç çalışmaları ve alternatif tedavi yöntemleri için önemli bir hedef olmuştur. Bunlardan kurkumin ve müzik terapisi üzerinde yapılan çalışmalar oldukça dikkat çekicidir.

Kaynakça

http://www.alzheimerdernegi.org.tr/haber/turkiyede-600-000-aile-alzheimer-hastaligi-ile-mucadele-ediyor/#:~:text=T%C3%BCrkiye’de%20ise%20600.000%20aile%20bu%20hastal%C4%B1kla%20m%C3%BCcadele%20ediyor.&text=Her%203%20saniyede%201%20ki%C5%9Finin,Dr.

http://geriatri.dergisi.org/uploads/pdf/pdf_TJG_109.pdf

Marei, Hany & Althani, Asmaa & Suhonen, Jaana & El Zowalaty, Mohamed & Albanna, Mohammad & Cenciarelli, Carlo & Wang, Tengfei & Caceci, Thomas. (2016). Recent Perspective About the Amyloid Cascade Hypothesis and Stem Cell-Based Therapy in the Treatment of Alzheimer’s Disease.

Weller, J., & Budson, A. (2018). Current understanding of Alzheimer’s disease diagnosis and treatment. F1000Research7.

NEBAHAT AYŞE ERMAN

21 Haziran 1998 Siirt doğumluyum. Ankara'da yaşıyorum. Gazi Üniversitesi Eczacılık 5. sınıf Öğrencisiyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir